Pages

22 Nisan 2013 Pazartesi

tugce&can fabien: happily ever after!


 
Tugce 5 yasındayken annesi O'na bir yavru kedi almış. Kediciğin gözleri yosun gibi yemyeşil olduğu için Tugce kedinin adını ''Yosi'' koymuş. Beraber harika zaman geçiriyorlarmış. Hatta bir gün Tugce Yosi'yi anaokuluna bile götürmüş ama meraklı Yosi etrafta turlarken kaybolmasın mı? Tuğçe çok üzülmüş, başlamış ağlamaya, ama ne ağlamak, göz pınarları kuruyana dek ağlamış. ne arkadaşları ne öğretmeni kimse dindirememiş üzüntüsünü, derken akşam olmuuuuş. Tuğçe üzgün, bir elinde ağlamaktan akan burnunu sildiği peçetesi, bir elinde o gün yaptıkları boyama kitabının eve ödev verilen sayfaları servisin yolunu tutmuş. Tam o sırada kum havuzunda oynarken gördüğü çocuk yanına gelmiş:

- eğer ,demiş, kedinin nerde olduğunu söylersem
- evet!
- onu nasıl bulacağını söylersem
- eveeet!
- yani şu anda tam olarak nerde olduğ...
- söyleeeeeee!
- şimdi sana söyleyeceğim şeyi yapacağına bana söz verir misin?
- neymiş o?
- söz ver! yoksa söylemem!
- hımm, demiş tuğçe, düşünmüş, sonuçta söz konusu olan yosi diye geçirmiş içinden, kum havuzundaki çocuk ne isteyebilirmiş ki O'ndan
- tamam, söyle hadi
- söz ver!
- offf, iyi tamam söz veririm, diyeceğin şeyi yapacağıma söz veririm, oldu mu, hadi söyle şimdi yosi nerde?
- bak demiş kum havuzundaki çocuk, söz verdin ama,
- tamam dedim ya!
kum havuzundaki çocuk yavaş yavaş çalılıkların arasına gitmiş, orda küçük bir kutu varmış, elini kutuya atmasıyla yosi'yi çıkarması bir olmuş, işteeeee! bütün gün burda uyumuş!

tuğçe'nin sevinçten yüreği ağzına gelmiş;

- YOSİİİİ! diye bağırmıış, hemen koşup kucağına almış, canım yosi seni o kadar çok merak ettim ki, bir daha seni asla bırakıycam, korktun mu yosi,korkma, anneciğin yanında, yosiciiiim beniiim

demiş ve koşa koşa kum havuzundaki çocuğun boynuna sarılmış, kulağına eğilmiş;
 
- adın ne senin? demiş
 
çocuğun yanakları kıpkırmızı olmuş, küçücük kalbi heyecandan pıt pıt atmaya başlamış;
 
- can demiş, adım can.
- teşekkür ederim can, benden istediğin şeyi yapacağıma söz veriyorum, içimden bir ses istediğin ve benim de söz verdiğm şeyin beni çok mutlu edeceğini söylüyor,demiş tuğçe, sonra canın elini tutmuş, yarın sabah görüşürüz diyip koşa koşa servisine yetişmiş.

Ertesi sabah, ondan sonraki sabah ve diğer tüm sabahlar Tuğçe ve Can hiç ayrılmamış, aynı servise yazılmışlar, kum havuzunda beraber oynamışlar, hecelemeyi beraber öğrenmişler, ilkokulda, ortaokulda, lisede ve tüm okul hayatları boyunca hep birbirlerini gözetmişler.

Aradan geçen yıllarda Tuğçe Can'a verdiği sözün ne olduğunu hiç sormamış, Can da Tuğçe'den bir cevap beklememiş. Bir gün Can Tuğçe'nin kapısını çalmış, bir eliyle de cebindeki yüzük kutusunu sıkı sıkı tutuyormuş, heyecandan kalbi duracakmış. Tuğçe kapıyı açar açmaz Can;
 
- Sana ne için söz verdirttiğimi bana hiç sormadın demiş
 
tuğçe can'ın gözlerine bakıp gülümsemiş,
 
- Ah demiş, sana evet demek için daha çok gençtim Can kabul edelim:)) ama bir hayatım daha olsa yine seninle olmak isterim, evet demiş, seninle evlenirim!
 
Can bu cevabı duyunca sevinçten havalara uçmuş. Birbirlerine sarıldıkları anda zaman durmuş sanki, Can cebinden alelacele çıkardığı yüzüğü Tuğçe'nin incecik parmağına takmış. Gökten 3 elma düşmüş, biri Can'ın biri Tuğçe'nin biri de Yosi'nin başınaaaaa:)
 



 



 





When Tugce was 5, her mother gifted a kitten to her. Tugce named the cat ''Yosi'' because of it's eyes were moss-like. They were having great time together playing games all the time. Even one day Tugce took Yosi to her kindergarten, but you know what, Yosi the ''curious'' just disappeared when it tours around. Tugce felt so sad and started to crying, what a cry! She cried her eyes out. Noboady managed to cease her tears. And then the day become evening. Tugce took the road to her school bus while she was holding a handkerchief with one hand because of she has snuffles and the other hand full with the pages of the coloring book has given as a homework. At that very moment ''the boy playing in sandpit'' showed up and said:

- if, he said, I tell you where your cat is;
- yes!
- if I tell you how you find it...
- yeeeeees!
- if ı tell you where it is exactly .....
- tell meeeeeee....
- can you promise me you are gonna do the thing I will tell you now?
- what is it?
- promise! Or I wont!
- hımm, said Tugce and considered the case in point was Yosi. What does ''the boy playing in sandpit'' could ask more important then Yosi?
- sigh! well, I promise then, I promise I'm going to do the thing you ask, ok? so c'mon, tell me where is Yosi?
- look, said ''the boy playing in sandpit'' you promised!
- I said ok!!!

''the boy playing in sandpit'' slovly went to the bushes, there was a box over there, he slowly moved his hand through the box and lead the Yosi out,

-ta taaaaa! It sleeped here all day.

Tugce barely controlled herself because of the joy she felt;

-Yosiii!, she screamed, the she hughed it and said “my dear yosi, I worried about you sooo much,I will never leave you again, did you scared? don’t be, mummy is here, my little yosiiii, she said and ran back to hug ''the boy playing in sandpit'' 's neck saying in a whisper

-what is yor name?
-can, he said

Boy’s cheeks flushed and his little heart began to beat;

-Can, he said, my name is Can


-Thank you Can, I promise that I’m gonna do the thing you ask me for, something tells me the thing you asked me and I promised will make me so much happy, said Tugce. After she held his hand and said see you tomorrow, she ran to cath her school bus.

Next morning, then the next morning and all the mornings Tugce and Can never remained separate. They began to go home with the same school bus, played together in the same sanpit, learnt to spell together, took care of each other all the time.
For all those past years Tugce never asked to Can what is the promise she gave to him? And Can never expected an answer from her. But one day Can knocked her door while he was holding a wedding ring in his pocket. When Tugce open the door he said;

-You never asked me why did you promise to me?

Tugce just smiled and give to Can an amazing answer

-Well, let’s granted that, at that time I was very young to say YES to you. But if I had an another life I still love to be with you again, so yes, I will marry you!!

It was a magical moment, they hold each other’s hand, time stopped! Can put a beatiful ring to her fingerin a hurry.

3 apples fell from the sky, one for Can, one for Tugce, one for Yosi:) 

9 yorum:

  1. Süper süper süper :) o zaman Tuğçe ve Can ömür boyu musmutlu olsunlar hiç mi hiç ayrılmasınlar, zaten çok da yakışıyorlar :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. teşekkürler aya maya! önümüzdeki ay evleniyorlar, umarım herrrkes onlar gibi musmutlu olur:)

      Sil
  2. Sevgili Little Fabien,

    Hikayemizi sevenlerinle paylaştığın için sana sonsuz teşekkürlerimizi sunarız.

    Seni hiç zaman unutmayacağız !

    En derin sevgilerimizle,

    Tuğçe & Can & Yosi ;)

    YanıtlaSil
  3. Tuğçe okuduğum en güzel hikayelerden biriydi ki gerçekten yaşanmış olması masal gibi:)
    size ömür boyu mutluluklar dilerim, içinizde ki mutluluk her zaman böyle yüzünüzden okunsun hep gülün :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Aslı,

      Mutluluğumuzu okuduğuna göre sen de mutluluğun ne demek olduğunu bilen bir arkadaşsın besbelli :^)

      umarız sen de bizim gibi hayata gülerek bakarsın :^)

      Tuğçe & Can & Yosi

      Sil
  4. ----------Oooo-----
    -----------(----)------
    ------------\---(------
    -------------\_)------
    ----oooO----------
    ----(----)-----------
    -----)---/-------
    -----(_/--------
    Sayfada gezindim :) Çok beğendim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bende seni yeni keşfettim iyiki de etmişim, ne güzelmiş bloğun bakiim bakiim:))

      Sil

 
BLOG TEMPLATE BY DESIGNER BLOGS